Çocuk Ürolojisi

Sünnet

Sünnet (sirkümsizyon), penisin uç kısmını (glans) saran deri parçasının (prepisyum) kesilerek çıkarılması demektir. Dini veya kültürel inançlar veya tıbbi gerekçelerle yapılmaktadır. Normal penis gelişimi sırasında glans ve prepisyum yapışıktır. Beş yaşına kadar çocukların %75′inde normal olarak yapışıklık mevcuttur. Zaman içerisinde bu oran azalır. Bunun dışında küçük erkek çocuklarının penisinde sünnet derisinin içindeymiş hissi veren beyaz yansıması olan nodüler yapılar ele gelebilir. Buna smegma denilmektedir .  Smegma, tamamen fizyolojik bir oluşumdur. Yapışıklık nedeniyle glanstan ayrılamamış prepisyumun iç tarafındaki yağlı salgıların birikimi sonucu oluşur. Zaman içinde geriler. Temizlemek amacıyla sünnet derisinin sıyrılması için çaba sarfedilmemelidir.
 
Sünnetin Ne Gibi Faydaları Vardır?
 
Sünnet, tartışmalarının en sık yaşandığı cerrahi girişim olma özelliğini halen korumaktadır. Genel kanı sünnet yapılmasının penis ve serviks (kadınlarda rahim ağzı) kanserini başta AİDS olmak üzere cinsel yolla bulaşan hastalıklara ve idrar yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini azalttığı şeklindedir.
 
Sünnet Hangi Durumlarda Yapılır?
 
Dünya üzerinde sünnet sıklıkla dini veya kültürel inançlar nedeniyle yapılmaktadır. Ancak, sünnetin gerekli olduğu çeşitli tıbbi durumlar da vardır.
 
Sünnet yapılmasını gerektiren göreceli sebepler :
 
• Balanit (penis başı iltihabı) veya balanopostit (Penis başıyla beraber sünnet derisi iltihabı)
• Fimozis
• Parafimozis
• Çok uzun sünnet derisi
• AİDS ve benzeri hastalıkların yaygın olduğu bölgelerde koruyucu amaçlı
• Penis kanserinden korunma amaçlı
• İdrar yollarındaki problem nedeniyle sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda korunma amaçlı
• Penis yaralanmaları (travma) sonrasında
 
Sünnet yapılmasının kesin olarak gerektiren durum ise balanitis kserotika obliterans ve tekrarlayan balanitı/balanopostit atakları sonucunda oluşan fimozistir.Balanitis kserotika obliterans, erkek çocukların %1,5′unda görülebilen, sünnet derisi, penis başı ve bazen de dış idrar yolunu etkileyebilen kronik, nedbeleşmeyle giden bir cilt hastalığıdır. Sebebi tam bilinmemektedir.
 
Sünnet Ne Zaman Yapılmalı?
 
Sünnetin zamanlaması ile ilgili net bir veri yoktur. Ancak, tıbbi olarak sünnetin zorunlu olduğu durumlarda her zaman yapılabilir. Tıbbi gereklilik dışında, dini-kültürel nedenlerle yapılan sünnetin, çocuğun psikolojik gelişimi açısından sakıncalı bulunan 1.5 – 4 yaş aralığında yapılmaması uygun olur. Diğer bir önemli nokta işlem sırasında seçilecek anestezik yöntemdir. Altı yaşından sonra psikolojik olarak iyi hazırlanmış (işlemin niçin ve nasıl yapılacağını anlayabilecek durumda ise) bölgesel uyuşturma (lokal anestezi) ile sünnet gerçekleştirilebilir. Daha küçük yaşlarda çocuklarda ise sünnet sırasında çocuğun psikolojik olarak etkilenmemesi için sünnet daha ileri yaşlara ertelenebilir ya da yapılacaksa da yüzeyel anestezi altında gerçekleştirilmesi hem çocuk hem de cerrah açısından daha konforlu olacaktır. İki-üç yaşından daha ufak çocuklarda ise anestezi altında yapılması tercih edilmelidir. Yenidoğan döneminde (ilk birkaç gün) anestezisiz de sünnet yapılabildiği öne sürülmekte ise de, bu dönemde de lokal anestezi mutlaka uygulanmalı, genel anestezi tercih edilmelidir.
 
Sünnet Nasıl Yapılır?
 
Tanımlanmış birkaç yöntem vardır. Bunlardan bir tanesinde sünnet derisi halka şeklinde plastik bir alet ile sıkıştırılır ve birkaç gün sonra derinin kendiliğinden düşmesi beklenir. Diğer yöntemler ise cerrahi olarak derinin çıkarılmasıyla olur. Cerrahi sünnette kesi hattına dikiş atılır. Bu dikişler sonradan alınması gerekmeyen kendiliğinden eriyebilir dikişlerdir. Yeni doğan döneminde çan şeklinde özel bir alet kullanımıyla yapılan sünnette dikiş atılması gerekmeyebilir.
 
Sünnet Sonrasında Ne Gibi Sorunlar Yaşanabilir?
 
Sünnet sonrası nadir olarak sorun yaşanabilir. Ancak, ortaya çıkan bazı sorunlar çocuğun hayatında kalıcı problemlere yol açacak kadar ciddi olabilir. Sünnet sonrası sorunlar %1-7 arasında görülebilir. En sık görülen problemler kanama, yara yeri enfeksiyonu, fazla veya az deri çıkarılması, dış idrar deliğinde daralmadır. Ancak, çok nadiren de olsa çok ciddi kanamalar, penis başının kesilmesi, idrar yoluna hasar verilmesi gibi sorunlar da görülebilir. Bu tür sorunların yaşanmasında esas faktörler sünnet esnasında cerrahi temizlik kurallarına uyulmaması, ehil olmayan kişilerce yapılması, kanama kontrolünün yapılmaması, penis başına veya idrar yoluna dikkat edilmemesi, toplu sünnetlerin yapılması olarak sayılabilir. Bir sağlık kurumunda uygun şartlar altında yapılan sünnetlerden sonra bir sıkıntı çıkması nadirdir.
 
Sünnet sonrası erken dönemde en sık karşılaşılan sıkıntı az miktarda da olsa kesi yerinden olan kanamalardır. Bu durumda, kesi yerinin üstüne yapılacak olan sağlam ve sıkı bir pansuman neredeyse her zaman sorunu çözmektedir. Bunun etkili olmadığı durumlarda ise kanayan damarın bulunması ve bağlanması gerekebilir. Diğer bir sorun da sünnet sonrasında pansumanın çıkarılması sırasında yara kabuğunun kalkması ve az miktarda kanamanın yaşanmasıdır. Genellikle kendi kendini sınırlayabilen bu kanama ile karşılaşmamak için en doğrusu pansumanın kendi kendine düşmesini beklemektir. Sünnetten sonraki 3 gün pansumanı açmamak, üçüncü gün sonunda bir miktar antiseptik solusyon içeren ılık su dolu bir leğene günde 10-15 dakika kadar süre ile oturma banyosu yapılması pansumanın kendi kendine düşmesi için yeterlidir. Bunun dışında antibiyotikli kremlerin ince bir tabaka şeklinde yara yerinin üstüne uygulanması da (5-7 gün) faydalı olacaktır. Diğer karşılaşılan sıkıntılardan biri de sünnet sonrası 2-3 gün süren ağrıdır. Bu dönemde ağrı kesici ilaçların kullanılmasında hiçbir sakınca yoktur. Sünnet sonrası yara yeri enfeksiyonu sık karşılaşılan bir sıkıntı değildir. Bu nadir olayın ortaya çıktığı durumlarda ise lokal ve ağızdan antibiyotiklerle bu sorun kolayca çözüme kavuşturulur.